Belgrad’da Ne Yapılır, Nereye Gidilir?

Blogumda yurt içinde veya yurt dışında gezdiğim yerleri pek fazla yazmaya fırsat bulamadığım doğru. En son Malta gezisini yazmıştım. Sonrasında gemiyle Yunan Adaları tatilini ve altını üstüne getirdiğimiz Roma gezisini yazmak bir türlü kısmet olmamıştı. Uzun zamandır gitmeyi istediğimiz Belgrad’ı nihayet ziyaret edebildik.

Şehrin tarihi MÖ 7.000’e kadar gidiyor. O zamanki adı Singidunum. Keltler’den sonra Roma hakimiyetine geçen şehre nehir kenarındaki taş kaleden dolayı Beli Grad, yani “Beyaz Şehir” deniyor. Slav ismi olarak “Beyaz Şehir” ismi ilk kez 878 yılında Papa 8. John’un Bulgar kralı Boris’e yazdığı bir mektupta geçiyor.

Şehirde Osmanlı izlerini görmek mümkün. Kalemegdan (Kalemeydan), Tašmajdan (Taşmeydan) gibi yerler var. 1521’de Kanuni Sultan Süleyman’ın şehri ele geçirmesi ve Osmanlı topraklarına bağlaması sonrası şehir 1688’e kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış. Kale girişinde su satan amcanın “Buyurun? Su 80 dinar” gibi Türkçe konuşması hoş bir tesadüf oldu bizim için. Bazı mekanlarda Türkçe menü bulabiliyorsunuz.

Belgrad’a vize gerekmiyor. Şehir inanılmaz ucuz. İstanbul’da 300-400 lira hesap ödeyeceğiniz mekanlardan 80-90 liraya iki kişi muhteşem yemekler yiyip içkiler içerek kalkabiliyorsunuz. 1 euro 120-124 dinar ediyor. Latteye 196-200 dinar, somona 1800, et yemeğine de 1700-1800 dinar ödüyorsunuz.

Etrafta bedava kablosuz internet bulmak mümkün ama internetiniz varken TripAdvisor’dan Belgrad şehir rehberini indirin. Bu sayede internetiniz olmadan da gittiğiniz her yerde konumunuza bağlı olarak yapılacakları ve mekanları görebilirsiniz. Epey hayat kolaylaştırıyor. Ek olarak ücretli harita uygulamalarını da indirmiştik ama TripAdvisor bizim işimizi gördü. Ekstra para vermenize gerek yok.

Nikola Tesla Havalimanı’ndan şehre taksi ile gidebilirsiniz. Şehirde gideceğiniz bölgeye göre fiyat tarifesi var. Havalimanından çıkmadan önce taksi kioskuna giderek bölgenize bakıyorsunuz (Zone 1, Zone 2, Zone 3 gibi.). 1. Bölge 1.600 dinar, 2. Bölge 1.800, 3. Bölge 2.000 dinar tutuyor. Kiosktan size fiş veriliyor ve çıkıştaki taksiciye fişi vererek gideceğiniz yeri telefondan gösterebilirsiniz. Taksiciler çoğu adresi biliyor, ekstra tarif etmenize gerek yok. Pink Taxi, Gold Taxi, Lux Taxi gibi birden çok taksi firması var. Gold Taxi’yi telefonla çağırırsanız %20 indirim yapılıyor. Aynı zamanda bizdeki Bitaksi gibi Taxify uygulamasından da taksi çağırabilirsiniz. Türkiye telefonuna SMS aktivasyonu gitmeyebiliyor, ona dikkat edin.

Toplu taşıma için kart alabilirsiniz. Bir basıştan sonraki 90 dakika boyunca ücretsiz aktarma yapılabiliyor. Toplu taşımada kart basmasanız da olur. Bilet kontrolü yapıldığı zaman sorun olabilir, ona da dikkat edin. Bize kontrol denk gelmedi hiç.

Mekanlarda otururken dikkatimizi çeken bir şey oldu. Mekanlarda içtiğiniz boşlar hemen toplanmıyor. Boş bardaklar saatlerce masanızda duruyor. İlk başta “boşları niye toplamıyorlar?” diye düşündük ama meğer sebebi çok ince bir düşünceye dayanıyormuş. Bazen 1 kahve ile saatlerce oturan insanlar oluyormuş. Ekstra sipariş vermek zorunda kalınmasın, masa boş durmasın diye de garsonlar boşları toplamıyormuş.

Belgrad yeme-içme konusunda aşmış bir şehir. Sırf balık ve et yemek için tekrar tekrar gidilebilecek bir yer. Sırplar’ın “kaymak” dediği şey bizden biraz farklı. “Sırp kreması” diyebileceğimiz kaymak tereyağı gibi bir yağ ve etin üzerine konuyor. Etin sıcağı ile birlikte eriyor. Aynı zamanda gece hayatıyla da meşhur bir yer olduğun da ekleyelim.

Biraz da gidilmesi gereken yerlere bakalım:

Ada Ciganlija

Belgrad’ın denize kıyısı olmadığı için yüzme için tek alternatif nehir kenarındaki “sahil”. Ada’ya giderek burada bisiklet, paten kiralayabilir, su kayağı ve bungee jumping yapabilirsiniz. Biz bisiklet kiraladık ve suyun karşı tarafına bisikletle geçtik. Aynı zamanda minik bir tren var, bununla da karşıya geçebilirsiniz. Yürüyüş mesafesi biraz uzun. Bisiklete binerken ara verebilir ve suya girebilirsiniz. O ayrı bir keyif oluyor.

belgrad-ada

Askeri Müze

Belgrad’daki askeri müze 1878’de açılmış. Müze epey geniş ve içerisinde 3.000’den fazla antik ve modern eşya bulunuyor. Bunlar arasında Roma, Yunan, Sırp, Osmanlı kılıçları, zırhları, aletleri gibi tarihi eşyalara rastlamak mümkün. Buna ek olarak 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı’na ait pek çok tüfek, tabanca, uçaksavar, tanksavar gibi silahlar da görülebilir. Dünya tarihini derinden etkileyen 2 savaşın izlerini bu müzede görmek gerçekten tüyleri diken diken ediyor. 1. Dünya Savaşı’nın kıvılcımını ateşleyen Franz Ferdinand ve Prenses Sophie’nin suikastına ait fotoğraflar, Princip’in mahkemedeki fotoğrafları da yine bu müzede. Yugoslav Devrimi’ne ait bölüm de görmeye değer.

belgrad-askeri-muze

belgrad-askeri-muze2

Askeri müzenin girişinden hemen önce surların altında bir de İşkence Aletleri Sergisi’ne denk geldik. Devam edip etmediğini kontrol ederek isterseniz bu sergiyi de gezebilir, pek çok acayip ve insanı düşüncelere sevk eden işkence aletlerini de bu sergide görebilirsiniz.

Boutique

Boutique kafe ve restoran olarak hizmet veriyor ve buranın şehrin belli yerlerinde pek çok şubesi var. Taze meyve suları ve tatlıları güzel. Meydandaki şubesine oturarak etrafı izleyebilirsiniz.

Cumhuriyet Meydanı

Burası adı üstünde, şehrin meydanı. Meydanın içinden kaleye direkt gidebileceğiniz İstiklal benzeri bir de cadde var. Caddede sokak müzisyenleri, resim yapan satıcılar bulunuyor. Oturabileceğiniz güzel mekanlar var. Pek çok otobüs meydana gidiyor, ulaşım kolay. Aynı zamanda meydanda Ulusal Müze var. Biz gittiğimizde tadilat vardı, girişler kapalıydı.

Constantine Hookah Bar

Nargile seven biri olarak daha gitmeden gidilecekler listemize aldığım bir mekan oldu Constantine. Sahibi “Tommy” Türk. Nargilesi çok iyi. Mekan lounge bar olarak hizmet veriyor. Yiyecek yok ama nargile ve içki seçeneği bol. Nargile seviyorsanız muhakkak gidin. Sağ olsun Tommy bizi nargile sonrası çok güzel bir yemeğe götürdü. Buraya giderseniz Tommy’ye selamımı söyleyin.

belgrad-constantine

Distrikt U2

Cumhuriyet Meydanı’ndaki bu mekanda da nargile var. Caddenin kenarına oturup yanınızdan geçenleri izleyebilirsiniz. Buradaki nargile ve nargile takımı da çok güzeldi. Soğuk ve taze meyve suyu içeceklerini de deneyin mutlaka.

Dva Jelena

Dva “iki”, Jelena da “geyik” anlamına gelen restoran “İki Geyik Restoranı” adıyla hizmet veriyor. Mekan “Bohemian Quarter” denen Skadarlija’da. Buradaki etin lezzeti muhteşemdi. Sırplar’ın yerel roze şarabını karafta servis ediyorlar. Et olarak ortaya iki kişilik servis edilen “Šumadijska Tepsija” siparişi verebilirsiniz. Köfte ve ızgaradan oluşan tabakta dana, domuz ve tavuk, üzerinde kaymak ve altında fırın patates ile birlikte geliyor. Domuz yemezseniz de garsona söylüyorsunuz, onun yerine dana ve tavuğu bol koyuyor. Kesinlikle deneyin.

Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi, Balkanlar’daki en eski müzelerden biriymiş. 1901 yılında kurulan müzede Sırbistan’ın ev ve köy hayatına dair pek çok ayrıntı var. Köy evlerini, Osmanlı egemenliği sonrası giyim kuşama dair dönemin kıyafetlerini, tarım ve hayvancılığa dair pek çok detayı bu müzede görebilirsiniz. Gündelik Balkan hayatına dair bize çok benzerlik gösteren ayrıntılar var. Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyerek 5-10 dakikada varmak mümkün.

Lorenzo & Kakalamba

Belgrad’ın en ünlü mekanlarından bir diğeri L&K. Mekan dekorasyonu oldukça saykodelik. Rezervasyonsuz buraya gelmek mümkün değil. Önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Evlilik yıldönümü vesilesiyle gittiğimiz mekanın balığı ve eti harika. Garsondan karabiber istediğinizde dev bir karabiberlikte size servis yapıyor. Tatlı istediğinizde garson dev bir tatlı menüsü ile geliyor ve buradan seçim yapıyorsunuz.

belgrad-lorenzo-kakalamba

Mali Kalemegdan

Kaleye sırtınızı verince sol tarafta kalan bir mekan. Yorulduğunuzda yemek için güzel bir alternatif. Burada balık epey lezzetli. Önünüz yeşillik ve ağaç olduğu için dinlenmek için güzel yerlerden bir tanesi.

Manufaktura

Manufaktura Balkan yemekleri yiyebileceğiniz otantik bir mekan. Ambiyans ve lezzet olarak çok iyi. Levreği ızgara ve soslu isteyebilirsiniz. Tavada sarımsak ve domates sosu gibi bir karışımla geliyor ve tadı çok iyi. Menüde yazan “geleneksel kahve”den sipariş verdiğinizde Türk kahvesi geliyor. Elmalı turta ise bildiğimiz turtaya göre daha farklı ve yerel bir şekilde hazırlanıyor. Mutlaka deneyin.

belgrad-manufaktura

Nikola Tesla Müzesi

Tesla Müzesi’ni ben daha geniş sanıyordum ama o kadar büyük değilmiş. Burada rehberle farklı deneylere tanıklık ediyorsunuz. Tesla’nın çalışma notları, eserleri ve şahsi eşyaları da burada sergileniyor. Tesla ile ilgili fazla bir şey söylemeye gerek yok aslında.

belgrad-tesla-muzesi

Skadarlija

Paris’in Montmartre’si gibi Belgrad’ın “bohemian quarter”ı Skadarlija eski yerleşim yeri olarak dokusunu koruyor. Dva Jelena da tam burada. Nostaljik bir tur için sokakta gezmek ve mekanlarda takılmak iyi oluyor. Burası Cumhuriyet Meydanı’na çok yakın, yürüyerek hemen inebilirsiniz.

belgrad-skadarlija

Smokvica B&B

Smokvica’nın anlamı “fig”, yani incir. “Sımokvika” değil, “Sımokvitza” diye okunuyor. Bizdeki The House Cafe’nin benzeri (ve çok ucuzu), yemekleri muhteşem yerlerden bir diğeri. Belgrad’da birden çok yerde şubeleri var. Biz B&B olanında kaldık ve aşırı memnun ayrıldık. Bahçesi çok güzel. Biz biraz erken gelmiştik, oda tam hazır olmadığı için check-in öncesi bahçeye geçmemizi rica ettiler ve arkamızdan “hoş geldin içeceği” ikram ettiler. Kendi kokteylleri var ve yemekler harika. Özellikle “Teriyaki Salmon” deneyin. Ürünleri organik. Kahvaltı dahil ve köy kahvaltısı bizdekine benziyor. Kalacak yer olarak bize de bir arkadaşımız önerdi ve ben de kesinlikle öneriyorum.

belgrad-smokvica

Walter

Et konusunda aşmış bir diğer mekan Walter. Buradaki etler Sancak bölgesindeki hayvanlardan temin ediliyormuş. Dağlık bölge olan Sancak’ta hayvanlara yem verilmiyor ve hayvanlar doğadan besleniyormuş. Bu sebeple et gerçekten çok lezzetli. Constanine’deki Tommy’nin bizi getirdiği yer burasıydı. Ortaya karışık gelen etin içerisinde şiş, köfte, ızgara ve kaymak var. Köftede ekmek kullanılmıyor ve olduğu gibi et yiyorsunuz.

belgrad-walter

Özetle…

Özetlemek gerekirse Belgrad yeme-içme ve kafa dinleme tatili olarak tercih edilebilecek yerlerin başında geliyor. Ucuz oluşu, vize olmayışı ve rahat ulaşımı ile gitmediyseniz birkaç gününüzü ayırarak güzel zaman geçireceğiniz bir şehir.

Atladığım noktalar muhakkak vardır ama bizim için önemli olan yerleri ve deneyimleri aktarmaya çalıştım. Siz gitmiş miydiniz? Siz de deneyimlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Yeni Yazılar E-mailinize Gelsin Mi?

Bloga yeni yazı yazdığımda e-mail yoluyla haberdar olmak isterseniz, lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi girin. Spam yapmayacağıma söz veriyorum.  

1 Yorum

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın