Orta Dünya'm

Harry Houdini’yi Duymuş Muydunuz?

Swordfish filminde geçen bir repliktir aslında bu… Asıl adı Erik Weisz olan Amerikalı illüzyonisttir Harry. El ve ayakları zincirlere vurulu halde kilitli sandıklardan çıkma numarasıyla ünlüdür. Eşi Wilhelmina Rahner ile kelepçe, ip, kilit gibi numaralarda ün kazanmışlardır. Swordfish filminde Gabriel ve Stanley arasında şu diyalog geçer:
[devamı...]

Orta Dünya'm

Jack Rabbit Slims Twist Contest’teydim!

Cuma akşamını boş geçirmek istemedim ve Jack Rabbit Slims Twist Contest izlemeye gittim. Sahnede Vincent Vega ve Mia Wallace vardı. İnanılmaz güzel dans ettiler ve yarışmayı onlar kazandı.
[devamı...]

Orta Dünya'm

Ay’a Ayak Basan 2. İnsan Oldum!

Birkaç gündür sesimin çıkmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Haklısınız… Daha önce bahsedemediğim için üzgünüm. Ancak anlatacaklarımla mazeretimi mazur göreceğinizi umuyorum.
[devamı...]

Orta Dünya'm

Pavlov’un Köpeğine İsim Çalışması Yapıyorum…

Bugün aldığım bir e-postada, Pavlov’un köpeği için bir isim çalışması yapmam gerektiği yazıyor. Ücreti dolgunmuş. Vikipedi’den aldığım bilgi şöyle:
[devamı...]

Orta Dünya'm

Abraham Lincoln’le Tiyatroya Gidiyorum!

Sınavdan çıkınca telefonum çaldı. Arayan Abraham Lincoln idi. Beni cumartesi günü “Our American Cousin” adlı oyunu locadan izlemeye davet etti. Oyun Ford Theatre’da sahnelenecekmiş. Ben “olur, sınavım olmazsa geleyim” diyerek telefonu kapattım.
[devamı...]

Orta Dünya'm

Napolyon’u, Tablosu Yapılırken Gördüm!

Bunu anlatmazsam uyuyamam. Sıcaktan eridiğim yaz aylarından birinde, bisikletimle gezdiğim sırada yol kenarında yaşlı bir teyze gördüm. Uzaktan beni görünce el etti. Biraz çekindim açıkçası. Yanına yaklaştım ve anlamadığım bir dilde konuşmaya başladı. Anlamadığımı söyledim ama o da beni anlamamış olacak ki, taramalı tüfek misali o iç gıcıklayan sesiyle bana bir şey tarif etmeye devam etti. Sonra koynundan bir zarf çıkardı. Üstünde “Napolyon Bonapart’a, Çok Acil!” yazıyordu. Yazıyı görünce durumu anladım. Havanın biraz serinlemesini bekledim. Çünkü yolum uzundu. Ya da ben öyle düşündüm. Sonra zarfı kapmamla birlikte yola koyuldum. Akşam serinliği de çökmüştü. Nehir kenarında ördek sesleri duyduğum sırada, yüzen develer gördüm. Hörgüçlerinden anladım deve olduklarını.
[devamı...]

Orta Dünya'm

Bu Akşam Friedrich Nietzsche’ye Misafirim!

Yorgun argın işten çıktım. Günün bittiğini hava kararınca anlıyorum. Gün biter de gece başlamaz mı! Gündüzü ezince nasıl da seviniyor gece! Aman değmeyin keyfine… İşten çıkmadan bir telefon aldım. Arayan Nietzsche idi. Bilinmeyen numaradan aradığı için tanıyamadım önce. Sonra aklım başımdan gitti. Aynen şunu dedi:
[devamı...]