Bu Akşam Friedrich Nietzsche’ye Misafirim!

Yorgun argın işten çıktım. Günün bittiğini hava kararınca anlıyorum. Gün biter de gece başlamaz mı! Gündüzü ezince nasıl da seviniyor gece! Aman değmeyin keyfine… İşten çıkmadan bir telefon aldım. Arayan Nietzsche idi. Bilinmeyen numaradan aradığı için tanıyamadım önce. Sonra aklım başımdan gitti. Aynen şunu dedi:

“Ali, bu akşam bana gelmelisin. Tanrı öldü ve sen de yalnız kaldın!”

“Öyle şey olmaz! Sen abdestini al, geliyorum ben.” dedim ve yola çıktım.

Eve geldiğimde televizyonun sesi kısık, basketbol maçı izliyordu. Sesi kısmış ve televizyonun dibine bir tabure çekmiş. Bu fotoğrafı da az önce çektim. Bir yandan televizyon izleyip, bir yandan yine bir şey düşünüyordu. Çaktırmadan çektim fotoğrafını. Siz konuşurken size böyle bakan bir adamla memleket meselelerini konuştuğunuzu düşünsenize… Delirmek üzere. Şimdi de şirk koşmaya başladı… Allah hidayete erdirsin, ne diyelim…

4 Yorum

  • ucuz içki ve seks olsa bukowski diyeceğim geliyor. gençsiniz belli ki,bukowski; “usta” “ihtiyar” tabi. sadece bende yarattığı çağrışımlara dayanarak konuşuyorum. o da hemingway’le boks maçı yapar falan kitaplarında. bu arada fotoğraf güzel olmuş,elinize sağlık..

  • bilmiyordum, öğrenmiş oldum. bu sadece bu akşamlık. devamında başka yerlere de konuk olacağım ve evimde konuk alacağım. bukowski okumadım ama bu sayede okuyacağım. ilgi ve bilginiz için teşekkür ederim. buyurun, lütfen katılın akşam oturmamıza…

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın