BuzzFeed Olmayı Canım, Kolay mı Sandın?

Evet. Kolay sandın. Kaybedenlerdensin. Çünkü BuzzFeed olmanın görünürde kolay olduğunu, nasıl olsa bir blog ya da site açsan bir şekilde yırtacağını düşündün. Ne de olsa BuzzFeed’deki gibi içerikler üretsem işler yolunda gider dedin. Yanılıyorsun. Ben yanıldım, oradan biliyorum.

Belki bu söyleyeceğim ayrı bir yazının konusu olmalı. 2008 yılında Deneme Yazıları adıyla açtığım(ız) DY Blog‘daki başarısızlığımdan pek çok ders ve belki de sonunda başarı öyküsü çıkarabileceğimi fark ettim. DY Blog’da bugüne kadar pek çok -doğru ve yanlış- adım attım. Denedim, olmadı. Tekrar denedim, olur gibi oldu ama olmadı. Başlarda olan şeyler, sonradan olmamaya ve trende uymamaya başladı. Sonra yeterli plan yapmadım, yanıldım. Başarısızlığa doğru gittiğimi gördüm, artık yanılmak yerine doğruyu yapmak gerektiğine karar verdim. “Başarısızlık” derken kast ettiğin şey de önemli elbet.

İçerik pazarlama teoride çok güzeldir ama sıkıntı pratikte başlar.

Bu sadece küçük bir örnek. Hem de 2008 Nisan’ından beri şekline bizim karar verdiğimiz ve elimizde oynayıp durduğumuz bir oyun hamuru gibi küçük bir örnek.

O zamanlar BuzzFeed’ler, listeler, quiz modülleri yoktu -varsa da bu kadar popüler değildi elbet-. İçerik pazarlama ve sosyal medya denen şeylerin esamesi okunmuyordu. Örnek alabileceğimiz bir deneyim yoktu. Oysa şimdi her yer rakiple dolu. Senin yaptığın blogun aynısından açan, oluşturduğun listeyi kaynak bile belirtmeden kopyala-yapıştır yapan rakiplerle dolu. Örnek alabileceğin birçok siteyle, blogla dolu…

Yine de BuzzFeed olmayı kolay mı sandın?

Sanma. Sanmayalım. Bugün bir BuzzFeed kolay yetişmiyor. Adını bu kadar anmamızın bir nedeni de, bu işi bir noktada popüler hale getiren ve içerik pazarlamaya, native advertising’e, dijital pazarlamaya bir yön veren, kalıp çıkaran bir platform oluşu elbette. Bunun arkasında da yatırım ve emek var. Düşün bakalım, sende olmayan ne? Ben, bende olmayanın ne olduğunu DY Blog sayesinde öğrendim. Bu yüzden de özeleştirimi yaptım ve bundan sonraki adımlarımı daha emin nasıl atacağımı düşünmeye koyuldum.

Geçen sene WIRED’da çıkan bu makaleyi okuduğumda çok etkilenmiştim. O günden bugüne yaptıkları işe, iş yapış şekillerine, veri analiziyle daha çok trafik elde etmenin yollarını bulmalarına, gündem belirlemelerine hayran kalmıştım. Ama hayranlığım o noktada kaldı ve “Biz de BuzzFeed olmalıyız!” yanılgısına düşmedim. Sen de düşme. Bir tane BuzzFeed var zaten, neden aynısından bir tane daha olsun ki?

BuzzFeed olmak için çok çalışmak gerek. Çok değilse bile doğru çalışmayı yapmak gerek. Doğru çalışmanın içinde iyi bir ekip, yeterli ekipman, net bir oyun planı, etkili bir strateji ve istikrar gibi şeyler olmalı. Bunlar olmadan bir yere varamayacağını, birkaç ayda bir güncellenen bir blogdan öteye gidemediğini fark ettiğinde anlayacaksın.

Hadi BuzzFeed olalım! Olmaz mı?

Fotoğraf: Peter Yang

Yeni Yazılar E-mailinize Gelsin Mi?

Bloga yeni yazı yazdığımda e-mail yoluyla haberdar olmak isterseniz, lütfen aşağıdaki kutuya e-mail adresinizi girin. Spam yapmayacağıma söz veriyorum.  

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın