Dünyadan Ali’ye Birkaç Gelişme

Bir süredir bu sayfada yazanları okuduysanız, yazdığım yazılarda kişisellikten uzak kalmaya çalıştığımı fark etmişsinizdir. Yazdığım kişisel şeylerde bile dozunda bir ton tutturmaya çabaladım. Bu aralar hayatımda olan bitenden dolayı, bu yazıyı biraz daha kişisel meselelere ayırmak istedim. Aslında çevremdeki pek çok kişiyi ve mevzuyu ilgilendirdiğini düşündüğüm kişisellikte bir yazı bu. Ben merkezli ama ben merkezci değil…

Pixelplus’tan Likeable’a…

14 Şubat 2011’den beri aynı yerde çalışıyorum. Evet, çok romantik bir tarihte işe başladım. Benim için özel bir gün olmasının başka bir nedeni var.

Pixelplus Interactive‘in sosyal medya departmanında başladığım macera, Likeable Istanbul‘da devam ediyor. Profillerimi güncellediğimde pek çok arkadaşım iş değiştirdiğimi sanmış ve konuyla ilgili bana ulaşmıştı. LinkedIn bile “Ali has a new job” demişti. Likeable Istanbul, New York merkezli Likeable Media’nın İstanbul ofisi. Likeable Media ve Pixelplus Interactive ortaklığı ile Pixelplus’ın sosyal medya departmanı, ayrı bir sosyal medya ajansı olarak hizmet veriyor.

Bu yapıyla birlikte ajans içindeki konumumuzda da değişiklik oldu. Stratejist olarak aldığım görev, beraberinde yeni sorumluluklar getirdi. Bir süredir strateji ve reklam yönetimi ekip lideri olarak çalışıyorum.

Likeable CEO’su Dave Kerpen Likeable Istanbul ekibi ile birlikte İstanbul ofisinin açılışında.

Ali Erkurt Facebook HQ’yu Beğendi

Facebook’un ajanslara yönelik programı olan PMD‘ye (önceden PDC idi, hatırlarsınız) başvurumuzun kabulü ile ilgili bir e-mail geldi. Mesajda yazdığına göre programın resmi duyurusunun yapılacağı Spring Summit etkinliğine, Palo Alto’daki Facebook HQ’ya davet ediliyorduk (Aslında bu yolculuğa özel bir yazı yazsam iyi olur). Yola çıkmadan bir gün önce Foursquare Günü‘nü kutlamak için Lokal Asmalı’ya uğradık. Pek sevgili arkadaşlarımızla görüştük. Bir kısmı ile “siz Facebook’a giriyorsunuz ama adam Facebook’a gidiyor” geyiği yaptık. Sonrasında San Francisco’ya yola çıktık. New York’a indiğimizde telefonu açmamla birlikte Eser ve Sami‘nin beni duygulandıran ve mutlu eden paylaşımlarını gördüm. Ajansta olamadığım süre boyunca “hatıramı canlı tutmak için Diary for Ali adı altında bir blog açmaya karar vermişler” ve ofisten paylaşımlar yapıyorlardı.

Facebook’taki etkinlik son derece verimli geçti. Şimdi yayında olan pek çok yeniliği ilk orada öğrendik, NDA imzaladığımız için sesimizi çıkaramadık tabii. İstanbul’a döndüğümüzde burada öğrendiklerimizi bir sunum yaparak ekiple paylaştık, tartıştık. Pixelplus Interactive resmen PMD üyesiydi.

Palo Alto’daki Facebook HQ’nun yeni kampüsünü çok beğendik. Çalışma ortamı ve kampüsün hikayesi ilginçliklerle dolu.

Marketoloji’de Yeni Bir Yazar

Facebook’ta çalışan arkadaşım Mert Canlı‘nın Türkiye ziyareti öncesi sözleştik. Sanıyorum f8 Istanbul‘dan beri bir araya gelememiştik. Son gelişinde bir gün buluştuk ve blogu Marketoloji hakkında konuşmaya başladık. Burada yazarlık yapmamla ilgili konuştuk. Tatildi, izindi derken karşılıklı yoğunluğumuzu azalttık. Mert yazarlık ve başka gelişmelerle ilgili yazısını yayınladı. Marketoloji ekibine de resmen katılmış oldum.

Ali Erkurt Checked-in at Foursquare Türkiye

Şubat ayından beri Foursquare’de SuperUser olarak yer alıyorum. Bilmeyenler için SuperUser, Foursquare’de mekanları düzenleme yetkisine sahip kullanıcı demek. Yani Foursquare’de “admin” olarak yer alıyorsunuz. Foursquare Türkiye sayfasında yer alan form aracılığı ile Foursquare Türkiye ekibine katılma talebiniz değerlendiriliyor. Foursquare Türkiye ekibi Foursquare’i Türkçeye çeviren, sağda solda alakasız ve Foursquare formatına uymayan mekanları tertemiz yapan, Foursquare’in merkezi ile sürekli iletişimde olan bir ekip. Ekibe katıldığımdan bu yana arkaplanda aslında bu ekibin ne kadar özveri ve titizlikle çalıştığını görme şansım oldu. Aynı şekilde ben de bu yoğunluğa kapıldım ve çalışmalara katkıda bulunmaya çalışıyorum. Foursquare ile ilgili sorularınız için bu ekibe ulaşabilirsiniz.

Sonsöz: Yazarın Notu

Buraya kadar kişisel, bir o kadar da uzun bir yazı oldu. Yazıya eklemediğim başka ufak tefek şeyler de olmuyor değil. Örneğin Campaign Türkiye’nin Temmuz sayısında televizyon ve sosyal medya entegrasyonunun gücü ile ilgili bir yazım yayımlandı, ilginizi çekebilir. Ajansta Star Wars Günü’nü de kutlamıştık mesela.

Bu yazıdaki gelişmeler sonucu hayatıma yön veren kişi ve kurumlara teşekkür etmeden olmaz.

En başta tüm bu hikayenin başlamasını sağlayan Pixelplus’a (ve Likeable’a), sonrasında beni “okyanus ötesinde” duygulandıran Eser’e ve Sami’ye, tanıştığımızdan bu yana her zaman süper bir insan olan Mert’e, check-in’lerimizi temiz tutan Foursquare Türkiye’ye, yazma tutkumu yazılarıma sayfalarında yer vererek cevaplayan Campaign Türkiye’ye ve her konuda zihnimi açarak olaylara farklı açılardan bakmamı sağlayan Kerem’e teşekkür etmek isterim.

Umarım fazla kişisel bir yazı ile boğmamışımdır. Fakat bu yazıyla birlikte fark ettim ki, ara sıra böyle şeyler de yazıp paylaşmak gerek.

6 Yorum

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.