Google ve Yahoo! Arasındaki Gerçek Fark

İki rakibin arasındaki rekabet her daim tartışılmaya devam ediyor. CMSWire’ın yazarlarından Gerry McGovern, bu iki firmanın arasındaki farkı şöyle açıklıyor: “Yahoo!’nun müşterisi reklam verendir. Google’ınki ise sen ve ben”.

İşte bu, Google’ın başarılı olma nedenidir. Aslında bu açıklama pek çok şeyi açıklamaya yetiyor. Google’da her zaman kendimizden bir şey bulmuşken, Google her zaman bize bir şeyler sunmuşken, Yahoo! sanki tanışıp da hiç samimi olamadığımız bir tip gibi durmuyor mu?

Yahoo!’nun yöneticilerinden Carol Bartz, Ağustos 2009’da New York Times’a “Biz hiçbir zaman arama şirketi (search company) olmadık.” diye açıklama yapıyor. Sektörü ilk anından beri takip eden arama motoru uzmanı Danny Sullivan “Arama, Yahoo!’nun çıkış hikayesiydi.” diyor ve ekliyor:

Yahoo!’nun hiçbir zaman arama motoru olmadığını söylemek, Superman’in Kripton’dan olmadığını ya da Örümcek Adam’ın hiçbir zaman bir örümcek tarafından ısırılmadığını söylemek gibidir.

Yahoo!’nun 1994’te arama dizini olarak yayınına başladığı günü hatırlamıyorum ama çocukluğumda Yahoo! benim için de bir arama sitesiydi. Hatta onun dev bir kütüphane ya da arşiv olduğuna dair açıklamalar bile var. Yahoo!’nun o zamanki işlevi insanlara aradıkları şeyleri bulmada yardım etmekti. Carol Bartz’ın yaptığı açıklamayı dışarıdan birisi yapsa güler geçerim ama açıklama üst düzey bir yöneticiden geliyorsa, orada bir sorun var demektir.

Gerry McGovern bu açıklamayı, savaşı kazanmayı hiç düşünmeyen yenik bir orduya benzetiyor. Hatta savaşta olduklarını bile düşünmediklerinden bahsediyor. Yahoo!, Google karşısında savaşı kaybetti. Arama şirketi amacından sapıp başka bir şekle büründüğüne göre, acaba şimdi ne olmak istiyorlar?

Yahoo!’nun yayındaki birincil amacı reklamları insanların gözüne gözüne sokmaktı. Siteye her girişte gözünüze çarpan reklamlar öncelikti.

New York Times’taki makaleye göre, sayfalar arasında reklam gösterimlerini artırmak, reklamları da kullanıcılara göstermek, Bartz’ın kaderinin buna bağlı olduğunun bir göstergesiydi.

İşte Yahoo! burada ikinci kez kaybediyor. Reklamları yerleştirmeye yöneldikleri için, kullanıcıların isteklerini hatta kullanıcıları gözardı eder hale geldiler ve kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap vermediler. Yıllar geçtikçe Yahoo!, reklam odaklı bir site haline geldi. 2004 yılında ana sayfada 255 link vardı. Kullanıcıların isteklerini değil, kendi isteklerini kullanıcılara yaptırmak istediler. Buna rağmen yeniden odaklanmayı denediler. 2006 yılında ana sayfada 170 link vardı. 2007’de 140 link, 2008’de 120 link ve nihayet 2009’da 100 link vardı.

Yahoo! da geleneksel şirket tavrı takınmış gibi görünüyordu. Zira sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla kullanıcının kaynağa gitmesi yerine, kaynağın kullanıcının ayağına gelmesi devrini Yahoo! iyi okuyamadı. Eski tip patronlar gibi, çalışanının taleplerini gözardı etmeye devam etti. Microsoft ile birleşmesi yılan hikayesine döndü. Önce Yahoo! satışa yaklaşmadı. Sonrasında “Microsoft bizi alsın” çağrısıyla daha da küçüldü(!).

Yahoo! ve Google, aynı tip reklam gelirine sahip. Ancak Google’da durum tam tersiydi. Google, reklamları önceliğine almadı. Reklamlardan önce, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap aradı, onlardan sorular bekledi. Sonrasında da reklamları nasıl kullanışlı hale getireceğini buldu.

Gerry McGovern’a göre Google bir arama motoru değil; bir zaman kurtarma aygıtıymış. Baktığımız zaman Google’ın varoluşundan bu yana yaptığı iş arama üzerine yoğunlaşmak. Yahoo!’nun aksine tek bir alanda uzmanlaştı. Bunun yanında geliştirdiği servislerle de kullanıcıları kendine hayran bıraktı.

Bundan sonra da Yahoo!’yu kullanacağımı sanmıyorum. Ana sayfasını tekrar yeniledi ve pek çok sosyal ağı ana sayfasına kattı. Ana sayfalarından Gmail ve AOL gelen kutumu görmek için bile bir uygulamaları var. Artık sevdiğim sayfaları -Yahoo!’da olmasalar bile- ekleyebilecekmişim. Facebook etkinliklerimi de ana sayfadan görebilirmişim. Yeni sayfa, benim gibi insanlar için tasarlanmış. Videonun sonunda öyle yazıyor. Yeni ana sayfanın nasıl yapıldığını izleyebileceğimiz bir video gördüm. Eski tasarımda sol menüde yer alan bölümleri, “Yahoo! Sites” şeklinde toplamışlar. Onların yerine de bir ton yeni şey eklenmiş. Facebook, eBay vb. gibi… Bakalım bu değişim reklam gelirlerine nasıl yansıyacak… Ee, önceliğimiz reklam gelirleri ya, ondan!

3 Yorum

  • Sevgili Ali,

    Yazını tesadüfen okudum. Eline sağlık.

    Öncelikle izin verirsen; yazının baştan sona eksikliklerle dolu olduğunu belirtmek isterim. Daha çok bir “çeviri” havasında duran yazın, Yahoo ile Google arasındaki fark veya farklara dikkat çekmekten çok uzak. Eğer bu iki dünya devi arasındaki farkı “gerçekten” anlamak istiyorsan mutlaka ve mutlaka kendi yorum yapabilme kabiliyetini geliştirerek işe başlamalısın. Zira diğer yazılarında da aynı hava sezinleniyor. Çok heyecanlısın. Heyecanını “okumaya, araştırmaya ve bilgilenmeye” verdiğinde zaten bu heyecanın da kendiliğinden yatışacaktır.

    Sevgilerimle,

    Selim Gündüzalp

  • Selim Bey eleştirilerinize çok teşekkür ederim. Evet, konuları yurt dışı kaynaklardan okuyup kısmen çeviri, kısmen eklemelerle yazıya dökmeye çalışıyorum. Takip ettiğim Türkçe kaynaklar da var elbet. Sosyal medya hevesle ilgi duyduğum bir alan. Öğrenmek, bilmek gereken ne varsa her zaman ona çabalamaktır görevim. Zamanla bu alanda da kalemimin yetkinleşeceğine inanıyorum. Dışarıdan bir göz olarak gördüklerinizi içtenlikle paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim. Daha iyisi için çabalamaya devam…

  • Yahoo bu işe yatırım yapsa öncelikle ana sayfasındaki arama motorunu başka bir site olarak takdim eder. Yahoo arama işine özeniyor ancak cesaret edemiyor gibi duruyor. Google yalnızca arama motoru yahoo ise bir portal. Fakat google’ın bu konudaki profesyonelliği asla tartışılmaz. bir ürün üzerine 3 site yaptım anahtar kelimede google birinci sayfada adım geçmiyor ancak yahoo’da ilk 3 sırayı benim sitelerim alıyor. Asıl düşünülmesi gereken fark bu. Yahoo basit arama kriterlerine bakıyor google işin en derin yerine kadar inceliyor. Yahoo bu işin üstüne düşmüyor!

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın