Neden iPad Aldım, #iPad’le Ne Yapıyorum?

Yeni iPad’in (iPad 3 olarak da bilinir) çıktığı saat Türkiye’de akşam yemeğimize denk gelmişti. Masada bir yandan yemek yerken öte yandan yeni iPad’de ne özellikler var diye bilgisayardan takip ediyorduk (bu da mı multi-tasking değil?). A5 çip, Retina display ve gelişmiş kamera o akşamdan aklımda kalan özelliklerdi. Tam da bu sırada gündemde Palo Alto’ya, Facebook HQ‘ya gitme konusu vardı. iPad 2 almadığıma bir kere daha sevinmiştim.

Facebook HQ’da işimiz bitince dönüşte Apple Store‘a uğrayalım dedik. Yeni iPad’i ilk kez burada canlı canlı gördüm. Gerçekten Retina display ile beni benden aldı. Okumayı çok seven bir birey olarak harflerin bu ekranda duruşuna hayran kaldım. Sadece okumayı değil, yazmayı da (detayları aşağıda) çok seviyorum. Bu yüzden benim için iPad sadece bir iPad olmayacaktı. Bundan da emindim. İşim sosyal medya olduğu için iPad’in birçok işimi görebileceğini düşündüm.

iPad almayı düşünüyorsanız önce ne amaçla alacağınızın cevabını bulun. Sırada iPad’i kaç GB’lık alacağınız konusu var. Ben 16 ve 32 GB arasında gittim geldim. Retina display olduğu için 16 GB’ın yetmeyeceğini düşündüm ve 32 GB konusunda 4 ayrı Apple Store görevlisinden görüş aldım. Sadece 1 tanesi 16 GB almamı önerdi. O da bir şeyleri silip yeni şeyler yüklemeyi önerdi. Zahmetli iş… Dergi abonelikleri, fotoğraf, video, oyunlar derken 16 GB yetmeyecekti. iPad’im 32 GB olmalıydı.

Bildiğiniz gibi iPad’in internete bağlanması için iki tür modeli var: Wi-Fi ve 4G+Wi-Fi. Ben 4G+Wi-Fi olanı almayı hiç düşünmedim çünkü hayatımda %98’lik Wi-Fi erişimine sahibim. Wi-Fi olmayan yerde de hotspot özellikli bir telefon işinizi çok rahat görüyor.

Palo Alto’daki Apple Store’da ürünü inceledikten sonra San Francisco’ya geçtik. İlk iş buradaki Apple Store‘u ziyaret etmekti. Gelmişken 32 GB’lık yeni iPad’imi buradan alayım dedim ve hemen bir görevliyle sohbete başladık. iPad’in ısındığına dair söylentilerden konuştuk. Tecrübeyle sabit ki, iPad’im sadece oyun oynadığım zamanlarda ısınıyor.

Sohbet devam ederken görevli arkadaş sisteme iPhone’undan giriş yaptı ve “yaklaşık 2 dakika içerisinde iPad’iniz geliyor” dedi. Elinde kutuyla bir başka görevli koşarak iPad’i getirdi. Bu sırada ödemeyi de kasaya dahi gitmeden görevlinin iPhone’undaki Easy Pay üzerinden yaptım. Faturam da 3 saniye içinde e-posta adresime geldi.

Ali Erkurt Yeni iPad'ine kavuşur...
Ali Erkurt Yeni iPad’ine kavuşur ve objektiflere poz verir. iPad’i aldıktan sonra isterseniz ilk kurulum yapılabiliyor. Bu kurulumda görevli her şeyi tarif ediyor, iPad’e dokunmuyor. 

Yukarıdaki fotoğrafta iPad’inize kavuştuktan sonraki kurulum aşamasını görüyorsunuz. İsteğe bağlı olarak böyle bir hizmet var Apple’da. İlk kurulum ve bazı ayarları görevlinin tarif ettiği şekilde yapıyorsunuz. Kutunun naylon bandını açmanın keyfi ayrı. iPad %100 şarj ile geliyor. Şarj etmenize gerek kalmıyor. Tüm bunları yaparken görevli cihaza asla dokunmuyor, hepsini size tarif ediyor. Söylediği şeyler arasında bazı yeni jestler, Wi-Fi testi ve iCloud gibi özellikler bulunuyor. Kutudan ek bir kulaklık çıkmıyor. (Fotoğraflar için Osman‘a teşekkürler.)

Starbucks'ta iPad Oynayan Ali Erkurt (Temsili)
Starbucks’ta iPad Oynayan Ali Erkurt (Temsili)

Buraya kadar mesele biraz kişisel olsa da, Yeni iPad Apple tarihinde en kısa sürede en çok satış yapan model olmuş, 3 günde 3 milyon satmış. eMarketer’ın araştırmasına göre Amerika’daki iPad sahipleri 2012 yılında %90 artarak 53 milyonu geçmiş.

 

Peki iPad’imle Ne Yapıyorum?

Daha geniş ekran olduğu için Flipboard ve Zite uygulamaları ile takip ettiğim kaynakları harika bir şekilde okuyup, paylaşıyorum. WordPress ile blogumu iPad’e bağladım. Blog yazılarımı da buradan yazabiliyorum. WIRED ve Fast Company‘yi de çok seviyorum. Bunun dışında şu an tonla uygulama yüklü iPad’de (Önerilerinizi yorum kısmına ekleyebilirsiniz). iBooks ile epub kitaplarımı okuyabiliyorum. Hafta sonu iPad’imle ilk kez yolculuk yaptım ve yolun ne ara bittiğini anlamadım. Kamerası da süper. Fotoğrafları çok net çekebiliyorum. HD video kaydı da cabası.

Sadece okumayı değil, yazmayı da seviyorum demiştim. iPad’e özel bir de klavyem var ki, yazılacak şeyleri de buradan halledebiliyorum. Özellikle bir mesele var ki, onun fotoğrafı da aşağıda. Mesele şu an biraz gizli.

 

Şu aralar yazmakla uğraştığım gizli bir mesele var. Bu da “sneak peek” fotoğrafı.

iPad almadan önce “ben bununla bi’ şey yaparım ki” günlerinden, şimdilerde “iyi ki almışım” günlerine uzanan bir macera… Umuyorum ki bu yazı iPad almayı düşünen ama karar veremeyenlerin işini biraz kolaylaştırır. Sizin favori uygulamalarınız ya da iPad’de en sevdiğiniz şey ne?

 

9 Yorum

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın

Yeni iPad’in (iPad 3 olarak da bilinir) çıktığı saat Türkiye’de akşam yemeğimize denk gelmişti. Masada bir yandan yemek yerken öte yandan yeni iPad’de ne...
" />