Her Platformda Olmak Zorunda Mıyız?

Dijital dünya platformlar kazanı… Wikipedia’nın sosyal ağlar listesi bile adını hiç duymadığımız platformlardan oluşuyor. Markalar da dijital dünyaya girerken her platformda olmak istiyor. Çok basit, bir o kadar da markayı ikna etmesi zor bir konuya değineceğim: Her platformda olmak zorunda değiliz.

Takvimler 2008 Mayıs’ı gösterdiğinde, Facebook dünya genelinde ilk kez MySpace’i aylık tekil kullanıcı bazında geçmişti. Öncesinde popülaritesi ve kullanıcı sayısı artan bir platformdu. Şu an dünyada 1 milyardan fazla insan Facebook’u aktif olarak kullanıyor.

Yukarıdaki hatırlatmayı yapmamın nedeni, platformların zamanla değiştiği, bugün var olan platformun yarın olamayabileceğine vurgu yapmak. Pek çok marka “her platformda olalım, mutlaka Facebook’a girelim, kesin Twitter’da olmalıyız” şeklinde ajansa geldiğinde, ajans markaya tüm samimiyetiyle “bi’ dakka yaa” diyebilmeli.

Her platformda olmak zorunda değilsiniz

Evet. Her platformda olmak zorunda değilsiniz. Belki hedef kitleniz şu anda tüm platformlarda, siz orada olmasanız da hakkınızda konuşuyorlar. Ama bu illa ki orada olmak zorunda olduğunuz anlamına gelmesin. Sosyal medyada etkileşim ve paylaşım merkezde olduğundan, kartvizit hesap amacıyla platformlarda bulunmanızın bir anlamı yok. Her platformda neden var olalım? Nasıl yer alalım? Bu ve türevi soruları cevaplamadığımız sürece her platformda olmamızın bir anlamı yok. Sırf hesap açalım diye paylaşım yapmadığınız bir Twitter hesabınız olmasın. Aktif olmadan var olmaktansa, hiç var olmamak daha iyidir.

Platform stratejileriniz ve hedefleriniz olsun

Platform stratejinizin olması demek, atacağınız adımları daha sağlam ve planlı atmanız anlamına geliyor. Eğer bir platform stratejiniz yoksa, hangi kanalda ne amaçla var olacağınızı bilmeden, dijital dünyaya bodoslama bir dalış yapabilirsiniz. Her platform özelinde söyleyecekleriniz, stratejiniz ve hedefleriniz olmalı. Bu hedeflere bağlı olarak stratejiyi revize etmek, geliştirmek gerekebilir. Bunu da bu plan dahilinde görebilirsiniz.

Platformları fazlandırın

Eğer her yerde olmamız gerekiyorsa, bu platformları fazlandırmak sağlıklı bir çözüm olacaktır. Örneğin ilk çeyrekte Facebook ve Twitter’da var olacaksak, ikinci çeyrekte Foursquare ve LinkedIn’de olmak gibi. Platformları bu şekilde fazlandırdığımızda, ilk fazda yayına başladığımız kanallardaki topluluğu, ikinci faza dahil ettiklerimize yönlendirmekte de kullanabiliriz. Fazlandırmak da stratejimizin ve planımızın bir parçası, unutmayın.

Platformlarda çapraz kullanıma gidin

Fazlandırma sonrası elinizdeki platformları çapraz kullanarak trafik yaratma ve yönlendirme gibi dinamiklerden yararlanın. Bunu yapmak hem topluluğunuzu büyütmeye hem de entegre kullanımdan verim almaya yarar. Örneğin Foursquare kampanyası yapıyorsanız Twitter’dan duyurun, Facebook’tan özel görsel ile paylaşın.

Özetle…

Özetle, marka ve ajans kafa kafaya verip markanın var olmak istediği platformda neden var olmak istediğini, burada var olarak/olmayarak neler olabileceğini, nasıl yer alabileceğini etkili şekilde planlamalı. Doğru sorulara doğru cevaplar aranmalı…

3 Yorum

  • Bence de her kanalda olmak zorunda değiliz, hem şirket hem bireysel olarak. Bazı ajanslar son 6 ayda neden ise Pinteret hücum etti. Orada mutlaka bulunmamız gerekiyor, benim müşterilerim bunu bana anlatıyor. Sebebini sorunca, hmmm, ajansa öyle söylüyor.

    En azından hootsuite gibi araçlar var, birden fazla kanalı yönetebiliyorsunuz kolayca.

  • Ama eğer ün yapmmış bir kullanıcı adımız var ise, o adımızın başkaları tarafından kapılmaması için her platforma mecbur kayıt olmak zorundayız =)

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın

Dijital dünya platformlar kazanı… Wikipedia’nın sosyal ağlar listesi bile adını hiç duymadığımız platformlardan oluşuyor. Markalar da dijital dünyaya girerken her platformda olmak istiyor. Çok...
" />