Reklamlardaki Uzun Metinlere Ne Oldu?

Hatırlar mısınız eskiden reklamlarda uzuuun uzun metinler yer alırdı. Tam sayfa ilanların tamamını bu metinler kaplardı. Sahi o uzun metinlere ne oldu?

Eskiden özellikle basın ilanlarında ürünün özelliklerini ballandıra ballandıra anlatan uzun metinler yer alırdı. İnternete ve ürün bilgisine ulaşmanın bu kadar kolay olmadığı zamanlarda tüketiciyi bilgilendirmenin belki de en kolay yolu böyle uzun metinlerle yazmaktı.

Reklam metinlerindeki değişimden önce hayattaki değişime bakalım. Teknoloji geliştikçe dikkat aralığımız azalıyor, dikkatimiz daha da dağılıyor.

  •  2000 yılındaki dikkat süremiz 12 saniye iken, 2013 ortalaması 8 saniyeye düşmüş.
  • Akrabalarının ya da yakın arkadaşlarının önemli detaylarını unutan gençlerin oranı %25.
  • Zaman zaman kendi doğum gününü unutan insanların oranı %7.
  • Bir ofis çalışanının bir saat içinde e-postalarını kontrol etme sayısı 30.

59.573 sayfa gösteriminden elde edilen internet gezinme sonuçları da şöyle:

  • İnternette 4 saniyeden az sürede gezinilen sayfaların oranı %17.
  • 10 dakikadan fazla süren sayfa gösterim oranı %4.
  • 111 ve daha az kelimenin okunma oranı %49.

Aşağıdaki grafik Slate.com’daki makalelerin okunma oranlarını veriyor. Çoğu kullanıcı sayfayı kaydırmıyor bile. Sabırsız bireyleriz vesselam. Yazıyı buraya kadar okuduysanız, okumaya devam edin lütfen.

Yazının başındaki görsel David Ogilvy’nin klasikleşmiş Rolls-Royce ilanı. Ogilvy, satan reklam yapmanın formülünü de aşağıdaki şekilde veriyor.

DDB’nin Volkswagen için yaptığı ilanlarda, yaratıcılık daha da ön plana çıkmaya başlıyor. Yine uzun metinler var. Bir farkla: Didaktik metinler, yerini daha yaratıcı metinlere bırakıyor.

Tipografiden çok temiz iş çıkaran Economist, daha kısa metinlerle aşağıdaki kampanyayı yapmıştı. Stratejisi de bir o kadar sağlam olan kampanya da klasikler arasındaki yerini aldı.

Okey Rötar’ın metin ödülü alan basın ilanı… Derdini ve mesajını net şekilde anlatıyor.

Örnekleri artırmak ve değişime daha geniş bir pencereden bakmak mümkün. Sadece basın ilanlarında ya da gazete haberlerinde uzun metinler okumaktan kaçınmıyoruz. Uzun blog yazıları ve uzun Facebook iletilerini de çoğu zaman görmezden gelebiliyoruz. Sosyal medya trendleri ve teknolojik gelişmelerle her işimiz çarçabuk hallolsun, her yazının sonu çabucak gelsin, her istediğimiz anında olsun istiyoruz.

Hayatın kendisi zaten hızlı hızlı akarken, bizdeki bu bir yere yetişme telaşı niye?

Vay be! Buraya kadar okuyup yazıyı bitirdiyseniz ne mutlu. Sizin reklamlardaki metinlere veya dikkat süremize ilişkin yorum ve gözlemleriniz neler?

1 Yorum

  • Ali, Gossage diyor ki, “İnsanlar ilanları okumaz, ilgisini çeken şeyleri okur. Bu bazen bir ilan olur.” Dolayısıyla, uzun veya kısa metinden çok, ilginç veya sıkıcı metin vardır demek gerek. Upuzun yazarsın ama öyle bir yazarsın ki, süper okunur. Ama kısacık da yazsan, eğer sıkıcı ise metin, kimse okumaz.

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın

Hatırlar mısınız eskiden reklamlarda uzuuun uzun metinler yer alırdı. Sahi o uzun metinlere ne oldu?
" />