#SosyalMedya’da Samimiyet

Gittiğim seminerlerde, eğitimlerde sosyal medyanın mesafeleri kaldırdığından, marka ile tüketici arasında ilginç bir samimiyet oluşturduğundan bahsederim hep. Bununla birlikte iyice talepkar ve sabırsız hale gelen tüketicinin markaya karşı ukala ve bilgiç tavrına sık sık şahit olmaya başladık. Peki bu samimiyet nereye gidiyor?

Sosyal medya sayesinde karşısında resmi muhatap bulan tüketici, marka ile konuşmaya başlıyor. Bu konuşmayı senli benli, küfürlü, anlaşılmaz, göstere göstere yapabiliyor. Tüm takipçileri görsün diye markanın @kullanıcıadı’nı (mention’ı) sona koyan kullanıcılar da var mesela.

Marka sorununu belirten kullanıcıyı görüp cevap yazıyor. Şikayet samimi şekilde gelmişse marka da benzer şekilde cevap veriyor. Böyle olunca da hoş bir muhabbet başlamış oluyor. Tüketici de rahatlıyor. Sorununun çözülmesini bekliyor.

Olaya şikayet özelinde bakmayalım. Oreo ve Kit-Kat’ın bir kullanıcının tweet’i üzerinden muhabbeti ve benzeri paylaşımlar da bu samimiyet tanımına giriyor.

Markalarımızdan DOD‘un Twitter’da satış stratejisi, Twitter’da araba alma konusu etrafındaki konuşmalara uygun ve samimi bir dille girmek ve araba arayan kullanıcılara direkt yardımcı olmak. Süper FM’den Duygu Çakır’ın da böyle bir isteği oldu. Hemen kendisiyle muhabbete başladık ve Twitter’dan ilk aracı satmış olduk.

Arkadaşım Bilal’in Tektekçi ve Yemeksepeti.com muhabbeti var mesela…

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Samimi olduğumuz kadar mesafeyi de korumamız gerekiyor. Sosyal medyada samimi olduğumuz sürece seviliyoruz. Resmi durmanın alemi yok…

Muhabbete Katılın, Görüşünüzü Paylaşın